Gökçeada Seyahat 2019

Bu yıl, 15 Temmuz’un Pazartesi gününe denk geliyor olmasını fırsat bilerek, 3 günlük Gökçeada seyahati planladık. Öncelikle söylemeliyim ki 1 günümüz daha olsaymış hiç fena olmazmış. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz Bozcaada seyahatinden sonra, ne yalan söyleyeyim buraya karşı ön yargılı idik. Acaba Bozcaada kadar sever miyiz? sorularını kendimize sorarken, Bozcaada’nın bu tarihlerde kalabalık olacağını tahmin ettiğimizden, değişiklik yapalım istedik. İyi ki de yapmışız. Zira lavanta kokulu yolları ve muhteşem doğası ile Gökçeada’ya hayran kaldık, arada kaçış için tekrar gidilecek alternatifler arasında şimdiden yerine aldı bile. Sadece gittiğimiz tarihlerde havanın azizliğine uğradık, 2. gün aralıklarla yağmur yağmasına rağmen yine de moralimizi bozmadık, hava hazır serinken ada köylerini gezdik.

ULAŞIM

Gökçeada’ya Gestaş’ın sitesinden alacağınız online bilet ile ulaşabilirsiniz. Adaya 2 saatte bir düzenlenen, Kabatepe limanı’ndan kalkan feribot seferlerinden size en uygun zamanı seçebilirsiniz. Feribot saatinden en az 15 dk önce liman iskelesinde yerinizi almanız isteniyor. Ulaşım sadece deniz yolu ile olduğu için feribot saatinden yarım saat önce orada olmanızı öneririm. Malum İstanbul trafiğinde yetişir miyiz stresi yaşamamak için gerekirse yola 1 saat erken çıkın. Adaya feribot ile ulaşım 1 saat 15 dk sürüyor. Aracınız ile ya da yaya olarak da yolculuk edebilirsiniz. Ama araç ile gitmenizi tavsiye ederiz. Neticede Türkiye’nin en büyük adası şöyle tasvir edeyim, Bozcaada’nın yaklaşık 8 kat büyüklüğünde olup; bol virajlı ve dar yollarında rahat ulaşım için araç kolaylık sağlıyor. Toplu taşıma kullanmak isterseniz de minibüsler merkezden kalkıyor. Sefer saatleri sezona göre değişiklik gösterebiliyormuş o nedenle gitmeden araştırmakta fayda var. Ada’da seyahat ederken yolda size zeytin ağaçları, lavanta ve keçiler eşlik ediyor yani bir hayli keyifli bir yolculuk sizi bekliyor. Feribottan indiğinizde ilk varacağınız yer kuzu limanı, ancak yerleşim buradan 7 km sonra, Ada merkezinde başlıyor.

KONAKLAMA

Biz adada Bademli (Gliki) Köyü’nde Masi otelde konakladık. Bademli Köyü adada yüksek bir tepe üzerine kurulu, yolları adanın tüm yollarında olduğu gibi bir hayli dar ve iki araç yan yana zor geçiyor, Ama en güzel manzaraya sahip köylerden biri. Sabah uyandığınızda balkona çıkın, adaya günaydın diyin ve bol oksijenini içinize çekerken denizi selamlayın:) Bademli köyü, adada en çok gitmek istediğimiz 2 restorana da yakın olması sebebiyle konaklamada bizim için doğru bir tercih oldu. Konakladığımız otel ise konforlu ve temizdi, konumundan da memnun kaldık. Manzarası güzeldi, ancak açık büfe kahvaltısını vasat bulduk, çünkü ada deyince insanın zihninde reçeller, taze sebze, meyveler ile peynir ve ekmek çeşitleri canlanıyor.

KOYLAR

Aydıncık Koyu

Adaya vardığımız ilk gün otele yerleştikten sonra, konakladığımız Bademli Köye en yakın koy olan Aydıncık Koyu’na gitmeyi tercih ettik. İyi ki de gitmişiz, Adada yağmura yakalandığımız 2. güne nazaran en huzurlu, dingin geçen günümüzdü sanırım. Deniz sakindi, zaten baya da sığ ve dibi kum, açılmak isterseniz de denizde baya yürümeniz gerekiyor. Hava sıcaklığı da gayet yeterli olduğundan bu koya gitmek bize iyi geldi, yol yorgunluğumuzu aldı. Ulaşımı da diğer koylara göre daha kısa ve kolay olduğundan dönüş günümüzde de bu koya geldik. Ancak şansımıza bir gün önceki yağmur nedeniyle dalgalar ne kadar su yosunu varsa kıyıya vurmuş. O nedenle bir kere daha burada denize giremedik, hava güzel estiğinden sahilde yürümekle yetindik ve kite sörf yapanları izledik. Bu arada Gökçeada rüzgarı kuvvetli olduğundan sörf yapmaya meraklı olanların uğrak yeriymiş. İlk gün burada yurt dışından karavan ile gelip konaklayan ve sörf yapan bir çok Bulgar, Çek, Yunan gruplar gördük. Sonradan öğrendik ki, Aydıncık rüzgar sörfü için baya tercih edilen bir koymuş.

Laz Koyu

Koya seyahatimizin 2. günü gittik, hava o gün ne yazık ki kapalıydı. Güneş kendisini çok nadir de olsa bize gösterdi. Laz koyu adanın güney kıyısında yer alıyor, yolu biraz bozuk ama yolculuğunuz boyunca o kadar güzel yerlerden geçiyorsunuz ki sizi pişman etmiyor. Koy, araba ile ulaştıktan sonra biraz aşağıda kalıyor. Yani aracınızı park ettikten sonra eşyalarınızla ulaşmak için biraz yürümeniz gerekiyor. Koyda bir işletme de mevcut, şezlong ve şemsiye imkanı sunuyor. Ama gördüğümüz kadarıyla hazırlıklı gelip, koyun tadını çıkaranlar çoğunluktaydı. Biz zaten aracımız ile gittiğimiz seyahatlerde tedarikli olduğumuzdan, sandalyelerimiz ve yanımıza Ada merkezinden aldığımız yiyecek ve içecekler ile koyun keyfini fazlasıyla çıkardık. Denizi Aydıncık Koy’una göre daha çabuk derinleşiyor ve taşlık, yüzmesi bana göre daha keyifliydi. Gökçeada ne yazık ki yeme içme konusunda koylarda fazla hizmet imkanı sunmuyor. O nedenle yanınıza denize giderken mutlaka bir şeyler alın.

Diğer Koylar

Ada’da diğer çokça duyduğumuz ama bizim zaman kısıtından deneyimleyemediğimiz Yıldız Koyu, Gizli Liman, Kuzu Limanı, Marmaros da yer alıyor. Özellikle adanın batı ucunda yer alan, Gizli Liman Koyuna gitmek isterdim, güzelliğinden baya bahsedilmiş, aklınızda olsun.

GÖKÇEADA’DA NE YENİR?

Gökçeada’da yeme içme yerleri biraz dağınık konumlanmış durumda dolayısıyla her gününüzü o doğrultuda planlamanız gerekiyor, merkezde trafiğe kapalı olan İş bankası sokağında cafe ve restoranlar mevcut. Bir akşamınızı burada değerlendirebilirsiniz. Et, balık, meze, pizza ve şarap eşlikçileri sunan bir çok alternatif bulmak mümkün. Biz ilk günün yorgunluğu ile deniz dönüşü yol üstü lezzetlerinin tadına baktık. Gözleme ile yanında yayık ayranı, omlet çeşitleri sunan birçok yöresel işletme mevcut. Keçi peynirli ve otlu, patatesli gözlemeleri ise baya sevdik. İkinci günün akşamı ise, konakladığımız otele de yürüme mesafesinde olan, Bademli Köy’deki Manzara Restorana gittik. Fiyat performans kalitesi fazlasıyla tatmin edici, gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın. Diğer adını duyduğum et, balık, meze restoranları ise Dimitri, Poseidon, Son Vapur. Tüm bu alternatifler için mümkünse sabahtan arayıp yer ayırtın benden söylemesi. Adanın bir diğer meşhuru oğlak tandır. Biz de döneceğimiz gün merkezde yeme imkanı bulduk, gitmişken denemeye değer. Tandır için Soykan Çiftliği’nden çokça bahsedilmiş, kendilerinin bir web sitesi de mevcut, dileyen ziyaret edebilir. Biz planımızda yer almadığı için gidemedik ama çiftlik organik ürünler ile hazırlanan kahvaltı ve oğlak tandır konusunda başarılıymış. Merkezde yer alan Alomiyo‘nun keçi sütüyle yapılan; glikoz şurubu ve koruyucu içermeyen dondurmalarının da tadına mutlaka bakın.

KÖYLER

Kaleköy

Adada 2. gün öğlene kadar aralıklarla yağmur yağdı. Biz de serin havayı fırsat bilerek kahvaltıdan sonra Kaleköy’e gittik. Bir tepe üzerinde yer alan Köyde birçok otel, cafe, restoran yer alıyor. Bu köye gitmeden biraz araştırmıştım, bloglarda adını çok okuduğum incir ağacı altında yer alan Mustafa’nın Kayfesi‘de burada. Hemen yanındaki kilisenin de aurasıyla fazlasıyla dingin bir mekan. Biz köyü gezerken yağmurun bastırmasını fırsat bilerek burada kahve molası verdik, gördüğüm kadarıyla kahvaltı için de fazlasıyla tercih ediliyor. Gitmeyi düşünürseniz mutlaka öncesinde rezervasyon yaptırın, biz şanslıydık boş masa bulduk ama arkamızdan gelen birkaç grubun yer için tartıştığına da şahit olduk.

Köyün en tepesinde geçmişi çok eskiye uzanan kale kalıntısı yer alıyor.

Kaleye çıkarken izlediğiniz patika yolda yönlendirme tabelalarını sıkça göreceğiniz bir sabun atölyesi var, adı İmroza. Zeytinyağı ve yağmur suyu kullanılarak yapılan keçi sütlü ve birçok çeşit sabun ile doğal yağlarla yapılan kolonyalar mevcut. Hem kendiniz hem de sevdikleriniz için güzel hediye alternatifleri bulabileceğiniz bir atölye, ayrıca bahçesi de çok keyifli.

Yine adanın meşhurlarından Poseidon restoran da Kaleköy’de yer alıyor biraz tırmanmanız gerekli ama manzarası şahane, eminim gün batımında daha da güzeldir.

Zeytinli Köy

Zeytinli Köy adanın sevimli mi sevimli Rum köylerinden biri. Biz burayı o kadar çok sevdik ki, 2 kere gittik. Seyahatimizin 2. günü Laz Koyu dönüş yolunda uğrayarak, hızlıca bir turladık. Köyün girişinde sizi bir Kilise ve Rum ilk okulu karşılıyor. Sokakları bir hayli kalabalık, ziyaretçi sayısından anlaşılacağı üzere fazlasıyla popüler. Mola vermek için minik tatlı cafeler bulacaksınız. Çoğunun sahibi Rum kökenli, bir de Barba Hristo tatlıları var ki mutlaka tadına bakın. Damla sakızlı, çikolatalı muhallebilerinin yanında sunduğu vanilyalı dondurma ile Ada sıcağında çıktığınız dar, dik yokuşun sonunda adeta bir ödül niteliğinde. Tatlısını yiyenler bir hayli mutlu ancak Hristo’nun surat ifadesine bakılırsa, bu yoğunluk onu mutsuz ediyor gibiydi:) Öyle ki ziyaretçisi bol olduğundan, ilk gittiğimizde kapısına yazmış olduğu ‘tatlılar bitti’ notunu gördüğümde üzülmüştüm. Dönüş gününde Aydıncık’ta denize girmeyi planlamıştık ancak, yağmurun ertesi günü deniz dalgalı ve yosunlu olunca biz de Zeytinli Köye tekrar gitmeye karar verdik. Köyde Madam’ın Kahvesi de dibek kahvesi ile yine meşhurlardan, Madam hayatta değil ancak cafe hizmet vermeye devam ediyor. Hristo’nun tatlılarının tadına baktıktan sonra, kahvenizi içerken burada soluklanabilirsiniz.

Ada’da adını duyduğum restoranlardan Son Vapur‘da burada, ambiyansı çok güzeldi. Adanın mis kokusunu içinize çekerken burada yenilecek bir akşam yemeği eminim çok keyifli olacaktır. Biz dönüş günü olunca bu deneyimi yaşayamadık, ama bir daha ki gidişimizde mutlaka bir akşamı burada geçirmek isterim.

GÖKÇEADA HAKKINDAKİ İZLENİMLERİM

  • Öncelikle söylemeliyim ki Bozcaada’nın yeri hala ayrı bizim için, ama Gökçeada da bakir doğası ve sakinliği ile bize bir hayli keyif verdi. Kendisini ziyarete gelenleri pişman etmiyor.
  • Adada bulunan mekanların fiyatları gayet makul, performansları da fiyatlarının üzerinde. Gönül rahatlığı ile hem gözünüzü hem de karnınızı doyurabilirsiniz.
  • Ada’da hareketli bir gece hayatı beklemeyin, bir hayli sakin ve kafa dinleyerek keyiflenmek için ideal bir tatil rotası.
  • Ada merkezinde, İstanbul’da adım başı bulunan zincir marketlere bolca rastlayabilirsiniz. Koylara giderken ya da kamp için ihtiyacınız olan her türlü yiyecek ve içeceğe erişim bir hayli kolay.
  • Merkez demişken, merkezden Aydıncık yönüne doğru giderken sevimli bir bayanı kaldırım üzerinde sepet yaparken göreceksiniz, ilk elden sepet almak güzel bir fikir olabilir. Fiyatları da gayet makul, sohbeti de tatlı:)
  • Türkiye’nin ilk ve tek su altı milli parkına sahip Gökçeada’da zengin su altı güzelliklerini keşfetmek isteyenler Gökçeada Dalış Merkezi‘nde bu deneyimi yaşayabilir. Detaylı bilgi edinmek isterseniz web siteleri de mevcut.
  • Son olarak otel konaklama fiyatları için makul diyemeyeceğim ama fazla popülerleşmeden gidin, görün dinginliğinin ve doğasının keyfini çıkarın. Sevgiyle kalın.

0 thoughts on “Gökçeada Seyahat 2019

  1. Каталог сплит кондиционеров. Стоимость сплит-систем. Полупромышленные кондиционеры.
    Подобрать кондиционер по параметрам, исходя из параметро и характеристик представленных систем. Сайт официального дистрибьютора мировых брендов. Вся представленная продукция сертифицирована и имеет гарантию от изготовителя.
    Мы представляем для Вас каталог кондиционеров: домашние кондиционеры сплит-системы для коммерческих. В нашем магазине всегда есть специальные предложения – кондиционеры со скидками, а также подарки для всех покупателей. Источник –
    купить кондиционер с установкой недорого,
    купить кондиционер в москве недорого,
    купить кондиционер,
    какой недорогой кондиционер купить,
    кондиционер 7 купить недорого,
    кондиционеры в кирове купить недорого

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *